24 Haziran Seçiminin İlk Analizi

Ülkemizin yepyeni bir gündemi oldu: “Erken Seçim.” Öncelikle “24 Haziran Seçimlerinin” vatanımıza ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. İster adına erken seçim densin, ister çok erken, isterse de baskın seçim fark etmez. Ülkemizi haftalar sonra çok kritik bir seçim bekliyor.

Görünen veya görünmeyen, açıklanan veya açıklanmayan sebepleriyle 24 Haziran seçimlerine hızla odaklanmamız gerekiyor. Toplum olarak belki de birçoğumuz da erken seçim beklentimiz vardı ancak bu kadar erkenini tahmin bile edemezdik.

Gerçek şu ki güneyimizde, Suriye’de açıkça savaş cepheleri oluşturuluyor. Türkiye özellikle PKK üzerinden tehdit ediliyor. FETÖ’ nün kriptoları bürokraside, orduda ve emniyette mide bulandırıyor. Döviz üzerinden manipülasyonlar ve sermaye çıkışlarıyla “yapay” ama güçlü bir ekonomik kriz çıkartılmaya çalışılıyor.

İç siyasetten dış siyasete, güvenlikten ekonomiye önemli mücadelelerin yaşanacağı bir dönemde seçimi aradan çıkarmak mantıklı görünüyor. Peki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde AK Partinin genel stratejileri ve hamleleri neler olmalı gelin biraz yazmaya başlayalım.

24 Haziran Pazar: Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Seçimleri

Seçimin günü ve içeriği artık net. Vatandaşımız 24 Haziran 2018 Pazar günü sandığa giderek hem Cumhurbaşkanını hem de temsilcileri olan milletvekillerini seçecek. İlk olarak halka seçimin neden büyük bir önem taşıdığı iyi anlatılmalı. Seçime katılımın arttırılmasının formülü de bu aynı zamanda. Çünkü her bir oy büyük önem taşıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Cumhur İttifakının” yani AK Parti ile MHP’nin ve de BBP’nin ortak adayı olarak seçimin favorisi olarak öne çıkıyor. Erken seçim kararı sonrasında bugüne kadar ortak aday belirleyemeyen muhalefet cephesinin telaşa kapıldığını da söylemek mümkün.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’de 100 bin imza toplayarak aday olacağını söyledi. Açıkça söylemek gerekirse kamuoyunda CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve HDP’nin ortak aday çıkaracağı algısı oldukça güçlü. Hatta bu adayın Abdullah Gül olacağı da çok konuşuluyordu. Akşener telaşla mı açıklama yaptı yoksa arka planda başka görüşmeler mi var bilinmez ama Erdoğan karşısında muhalefetin çok adaylı bir strateji uygulayacağına çok ihtimal verilmiyor.

Cumhurbaşkanı adayının milletvekili seçilemeyeceği gerçeğinden ötürü CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday olmaya cesaret edeceği de düşünülmüyor. Kısacası Erdoğan karşısında muhalefetin büyük oranda konuştuğu ya da konuşacağı isimler; Meral Akşener, Abdullah Gül olacak gibi görünüyor.

24 Haziran’ın Seçim Stratejileri

Siyaset ve Teşkilatlar

 

  • İcraatlar: Partinin en çok dikkat etmesi gereken konuların başında 16 yıllık icraatlar döneminin halka doğru bir şekilde anlatılması gerekiyor. Bu noktada teşkilatların ve adayların tüm kanalları ve fırsatları iyi değerlendirmesi şart.

 

  • Aday Listeleri: AK Parti’nin 24 Haziran seçimlerine yönelik en büyük soru işaretlerinin başında seçim stratejileri ve aday tercihleri geliyor. Aday tercihleri birçok ilde AK Parti’nin de kaderini belirleyen faktörlerden olacak. Bu konuda görülen en önemli sorun ise bazı sembol isimlerin aday listelerindeki etkisi ya da buna yönelik algı. Vatandaş AK Parti’nin bazı illerdeki sembol isimlerinin listesini değil kendi isimlerini görmek istiyor. Aday belirlemede teşkilatların ve bu sembol isimlerin yanında halkın daha da çok beklentisi yansıtılmalı.
  • Teşkilat Çalışmaları: Partinin teşkilat çalışmalarının ve hedef kitlesinin farklılaşmaktan ve genişlemekten ziyade aynılaştığı görülüyor. Siyasilerin, parti ve partiye yakın sivil toplum kuruluşlarına ait teşkilatın çalışmaları büyük oranda aynı isimlerle aynı kitlelere karşı yapılıyor. Siyasilerin ve diğer teşkilatların çalışmalarına büyük oranda yine teşkilatlar, teşkilata yakın sivil toplum kuruluşları ile isimler katılıyor. Bunlar zaten AK Partinin kemik oy kitlesini oluşturuyor. Partinin halka daha dönük bir yaklaşım sergilemesi gerekiyor.
  • Halka Yakınlık: Belirli bir doyuma ulaşmış birçok iktidar partisinin sıkıntısını AK Parti’de yaşıyor. Teşkilatların ilk dönemlerdeki heyecanının ve halka yakınlığının tekrar elde edilmesi önemli. İl ve ilçe başkanları değişse de halk yine aynı isimlerle sahada karşılaşıyor. Yeni yüzlerin ve halka yakın stratejilerin sahaya hâkim olması ancak tek çözüm olarak görülüyor. Halk özellikle sorunları ile çözümlerinde daha samimi bir yaklaşım bekliyor.
  • Lüks: AK Partili bakan, milletvekili ve belediye başkanlarıyla ilgili halk nezdinde ki en olumsuz görüşlerden biri de lüks yaklaşımlarla ilgili. Halk siyasi temsilcilerinin lüks yaşam ve yaklaşımlarıyla ilgili rahatsızlık duyuyor. Bu noktada israf ve rantlardan büyük oranda kaçınmak gerekiyor.

Ekonomi

 

  • Reformlar: Halk üzerinde dövizin artışı, vergiler, zamlar, kredi borçları gibi konularda ekonomiye yönelik ciddi olumsuz görüşler mevcut. Seçim sonrasında ekonomiyle ilgili ciddi reformların yapılması halktaki en büyük beklenti konumunda. Hatta şunu söylemek gerekir ki halk ile AK Parti arasındaki en büyük uçurumda ekonomi noktasında açılıyor. Parti bu konuya büyük bir eğilim göstermeli. Halkın cebine dokunan hamleler geliştirmeli.
  • İnşaat Sektörü: Türkiye’nin inşaat sektörü üzerinden büyük bir kazanım sağladığı herkesçe biliniyor. Ancak vatandaş bunu artık balon olarak görüyor. Ev fiyatları ile banka kredileri büyük oranda “borçu bir toplum” meydana getiriyor. Bu konuda maliyetler ile ev fiyatlarında düzenleme yapılması gerekiyor. Ayrıca ekonominin gidişatı açısından sektörde biriken sermayenin üretim ve farklı yatırımlara transfer edilmesi de şart.
  • Emekli Maaşları: 2000 yılı ve sonrasında emekli olan 5 milyondan da fazla emekli hala intibak bekliyor. Bekleyenlerin sayısının bu denli yüksek oluşu seçimlerde AK Parti adına büyük bir risk de oluşturuyor. Acilen çözüm bekleyen sorunların başında intibak sorunu geliyor.

 

Gençler

 

  • Öğrenim Kredileri: Üniversite öğrencilerinin kafalarındaki en büyük problemlerden birini kredi ve burs borçları oluşturuyor. Ülkemizde binlerce genç üniversite hayatını kredi ve burslarla idare ederken sonrasında ise hem iş arayışı hem de büyük bir borçla karşı karşıya kalıyor. Üstelik bu borçlara bir de faiz uygulanıyor. Yüzbinlerce genç kredi borçlarının silinme müjdesini bekliyor.
  • Bedelli Askerlik: Ülkemizde 3 milyonunda üzere vatandaşımız bedelli askerlik bekliyor. Çalışan veya okuyan, evlenen ve yuva kuran birçok gencimiz için askerlik büyük bir soru işareti oluyor. Askerlik ile ilgili duygusal yaklaşımları bir kenara bırakıp, askerliğin profesyonel bir meslek olduğu algısıyla yaklaşıp bu insanların hayatlarını kolaylaştırmak gerekiyor.
  • Gençleri Anlama: AK Partinin seçim ile referandumlarda yaşadığı en önemli problemlerden biri de gençlerle doğru frekansı yakalayamamak olarak görülüyor. Gençler liberalleşiyor, daha bağımsız ve daha özgür yaklaşımları benimsiyor. Partinin ve sivil toplum kuruluşlarının bu duruma geleneksel bakış açısıyla bakması çözüm getirmiyor.
  • Liberal ve Bilimsel Yaklaşım: AK Parti teşkilatları ile partiye yakın sivil toplum kuruluşlarının liberal bir gençliğe daha açık olması gerekiyor. Bu noktada gençlerin zihin dünyası ile alışkanlıkları daha net okunmalı, parti ile sivil toplum teşkilatlarında daha liberal genç isimlere yer verilmeli. Gençlerin siyasi ya da muhafazakâr düşüncesinin bilimsel bir yaklaşımla gelişmesine odaklanılmalı.
  • Üniversitelerde Etkinlik: Partinin gençlik teşkilatları ile partiye yakın sivil toplum kuruluşlarının üniversiteler ile liselerde daha etkin olması şart. Buralarda daha çok sol görüşün hâkim olduğu net bir şekilde görülüyor.
  • Ortak Teşkilatlar: Partiye yakın sivil toplum kuruluşları ile partinin gençlik teşkilatları arasında kısır bir döngü dönüyor. Bu teşkilatları ortak bir havuz oluşturuyor. Yani partinin teşkilat mensubu gençler aynı zamanda sivil toplum kuruluşlarının da teşkilatını oluşturuyor. Bu havuz ise büyük oranda genişlemiyor. Yeni gençleri kazanma stratejisi net olarak uygulanmalı.

 

Yerel Yönetimler

 

  • Halkla Kopukluk: AK Parti belediyelerinin en önemli sorunlarından biri halkla eskisi kadar iç içe olamamak gibi görünüyor. Birçok belediye mensubu bunu reddetse de halktaki karşılığı tam olarak bu. Halk belediye ile ya da belediye başkanı ile arasında özel kalem ya da bürokratik duvar görmek istemiyor. Başkana ulaşabilmek, derdine çözüm bulmak istiyor.
  • Yönetim Mantalitesi: AK Parti belediyelerinin halk nazarında bir diğer sıkıntısı ise yönetim mantalitesi olarak görülüyor. Belediyelerin sosyal belediyecilikten daha ziyade “inşaatçı” bakış açısıyla idame ettirildiği düşünülüyor. Halk binalardan daha ziyade sosyal, ekonomik ve kültürel olarak kendisine kazanım sağlayacak çalışmalar görmek istiyor. Bu noktada belediyeler daha gelişimci, üretimci ve istihdamcı bir bakış açısıyla reforme edilebilirler.
  • Taşeron Düzenlemesi: Hükümetin merkezi idare ile yerel yönetimlerdeki taşeronlara yönelik yaptığı işçi statüsüne geçiş işlemlerinin beklenen etkiyi uyandırmadığı söyleniyor. Kadroya geçiş olarak nitelendirilen bu süreçte yerel yönetimlerde çalışan taşeron işçilerin büyük bir kazanım elde etmediği görülüyor. Birçok kişinin haktan yararlanamaması da partiye yönelik bir tepki oluşturmuş durumda.

 

FETÖ İle Mücadele

 

  • Samimiyetsizlik: Vatandaşların birçoğu FETÖ ile gerçekten mücadele edildiğini düşünmüyor. Bunda en büyük etken ise FETÖ’ nün siyasi ayağına tam olarak müdahale edilmemiş olması. Halk tüm partilerin içinde mecliste, yerel yönetimlerde ve parti teşkilatlarından hala FETÖ’cülerin olduğunu düşünüyor. Bu düşüncenin hem 24 Haziran seçimlerine hem de değişiklik olmazsa 24 Mart 2019 yerel seçimlerine etkisinin olacağı kesin.

 

Trakya Bölgesi

 

  • Yanlış Strateji ve Aday Seçimleri: AK Parti’nin genel seçimler, yerel seçimler, referandumlar ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde istediğini elde edemediği bölgelerin başında Trakya bölgesi geliyor. Trakya büyük oranda CHP’nin kalesi olarak görülüyor. Bunun bazı nedenleri var.
  • Ekonomik Propaganda: Hükümetin bölgeye yaptığı yatırımların doğru anlatılması gerekiyor. Ayrıca halka yönelik avantajların özellikle “Tarım ve Hayvancılık” noktasındakilerin öne çıkarılıp gerekirse il il, ilçe ilçe, köy köy anlatılması şart.
  • Liberal Adaylar: AK Parti’nin Trakya bölgesindeki aday seçimlerinin de büyük oranda yanlış olduğunu söylemek gerekiyor. Adayların daha liberal görüşte olup, halkın hükümet konusundaki gündelik yaşam, siyasi ve dini görüş ile rejime yönelik endişelerini çözer nitelikte olması gerek. Liberal ya da kadın adaylar bu noktada seçilebilir.
  • Halkta Karşılık: Bölgede seçilen adaylar halk tarafından sevilen isimler olmalı. Bu zaten öyle diyemezsiniz. Çünkü bölgede sembol olmuş bazı isimlerin yalnızca teşkilat üzerinde etkisi var olmakla birlikte halk üzerinde ise büyük oranda yok. Sembol isimlerin kendine yakın adaylarından daha ziyade halka yakın adayların kesin olarak tercih edilmesi gerekiyor.

 

Doğu ve Güney Doğu Bölgesi

 

  • HDP’nin Düşen Etkisi: Doğu ve Güney Doğu Anadolu’da AK Parti’nin geçmiş seçimlere göre daha avantajlı bir konumda olduğu düşünülüyor. HDP’nin hendek eylemleri ve PKK ile eş güdümlü çalışması bölge halkıyla arasındaki bağı büyük oranda kopardı. HDP’nin barajı aşması çok beklenmiyor. HDP bağımsız adaylarla mı katılır bilinmez.
  • Kalkınma ve Refah: Hükümet PKK’nın bölgedeki yıkıcı etkilerini büyük oranda silmeye uğraşıyor. Başta Diyarbakır’da Sur olmak üzere birçok şehre önemli yatırımlar yapılıyor. Şehirler yeniden yapılanıyor. Bu çalışmalar bölge halkına doğru anlatılmalı.
  • Seçim Güvenliği: Bölgede daha önceki seçimlerde yaşanan en önemli sorunların başında seçim güvenliği geliyor. Bu nedenle hem seçimin hem de sandıkların güvenliğinin kesinlikle ihmal edilmemesi, PKK’nın tehditlerinin ve müdahalelerinin engellenmesi gerekiyor.
  • Dini Önderler: Bölgenin siyasi kanaat önderlerinin yani dini kanaat önderlerinin halk üzerindeki etkisi yadsınamaz bir gerçek. Bölgede seçilen adayların Partinin bazı illerde sembolleşmiş isimlerinin önerilerinden daha ziyade, dini ve siyasi kanaat önderlerinden alınan görüşlerle belirlenmesi daha büyük etki oluşturacaktır.

 

Devam Edecek…

Erdem EREN

Yayın Tarihi: 20.04.2018

Kaynak: https://www.sirhaber.com/24-haziran-seciminin-ilk-analizi

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir