24 Haziran Seçimleri: Tahminler, Münbiç ve Kandil

24 Haziran “Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Seçimlerine” yaklaşık 2 hafta kalırken, kamuoyuna üst üste seçim anketleri yansımaya da başladı. Meydanlarda özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan ile CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce arasında hararetli tartışmalar da devam ediyor. Diğer adaylar özellikle Meral Akşener ise ilginç reaksiyonlar ile açıkçası rol kapmaya çalışıyor. Malum Selahattin Demirtaş hapiste, diğer adaylar Doğu Perinçek ve Temel Karamollaoğlu’da beklendiği gibi etkisiz bir profil sergiliyorlar.

Kamuoyuna yansıyan anketlerde ki anket firmalarının isimlerine yer vermeyeceğim, özellikle muhalefete ve CHP’ye yakın bazı anket şirketlerinin, hem söylemlerinde hem de anketlerinde Muharrem İnce’yi ülkenin kurtarıcısı gibi ilan etme çabaları çok göze çarpıyor. Yine aynı çaba Meral Akşener’in ve İYİ Parti’nin oylarını yüksek göstermelerinde de belli oluyor. Önceki seçimleri anketleriyle büyük oranda tahmin eden ve biraz daha objektif şirketlerin ise benzer sonuçlara vardıkları görülüyor.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik kamuoyunda daha tutarlı sayılacak anketlere göre oy bantları şöyle;

  • Recep Tayyip Erdoğan: %50-55,
  • Muharrem İnce: %23-27,
  • Meral Akşener: %10-15,
  • Selahattin Demirtaş: %7-10,
  • Temel Karamollaoğlu: %0-2,
  • Doğu Perinçek: %0-1.

Anketlerin nabzına göre ortaya çıkan sonuçlarda şöyle;

  • Recep Tayyip Erdoğan büyük oranda ilk turda Cumhurbaşkanı seçilecek.
  • Muharrem İnce seçimleri Meral Akşener’in önünde tamamlayacak.
  • Erdoğan’ın oyu AK Parti’nin oyunu yansıtmıyor. AK Parti’nin oyu da %40-47 bandında görülüyor.
  • MHP’nin oyu %7-10 bandında görülüyor. Ciddi anlamda baraj sorunu yaşıyor.
  • Muharrem İnce’nin CHP oylarını büyük oranda konsolide ettiği görüldüğü gibi büyük bir yükselmede yapmadığı görülüyor.
  • Meral Akşener’in oyu da İYİ Parti’nin tüm oyunu yansıtmıyor. Akşener sol, liberal ve Atatürkçü kesimden de oy alıyor. Ancak İYİ Parti’nin oyu da %7-10 bandında olduğu görülüyor.
  • Selahattin Demirtaş büyük oranda HDP’nin oyunu yansıtmakla birlikte sol marjinal kesimin oylarını da alıyor. Ancak HDP büyük oranda baraj altında kalacak gibi görülüyor.
  • Muhafazakâr ve HDP’li Kürt oylarının büyük oranda Cumhurbaşkanlığı seçiminde Recep Tayyip Erdoğan ve Selahattin Demirtaş, partilerde ise AK Parti ile HDP arasında paylaşılacağı görülüyor.
  • Recep Tayyip Erdoğan’ın ve AK Parti’nin bir önceki seçim ile referandumdan daha fazla Kürtlerden oy alacağı tahmin ediliyor.

Açıkça söylemek gerekir ki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk turda veya ikinci turda seçilememesi Türk siyasi tarihi açısından da büyük bir sürpriz olur. Ancak bu durum çok da beklenmiyor. Muhalefette bu nedenle seçimleri ikinci tura taşımaya çalışıyor.

İkinci tur senaryosuna göre; iki adayın Recep Tayyip Erdoğan ile Muharrem İnce olacağı düşünülürse burada büyük oranda öne çıkan aday yine Erdoğan’dır. Çünkü muhafazakâr kesimin ve Kürt oylarının büyük oranda İnce’ye gitmeyeceğini söylemek gerekir. Yani seçimlerin sonucu az çok netleşmekte.

Yurtdışında da seçimlerin sonuçları az çok görülüyor ki; İngiltere ve Çin fonlarının Türkiye’ye yöneleceği haberleri yükselmeye başladı. Ayrıca ABD ile Münbiç konusunda masaya oturulması da Beyaz Saray’ın Erdoğan’ın zaferini öngördüğü şeklinde yorumlanabilir.

Uzun zamandır ABD Başkanı Trump’ın Türkiye ile ilişkileri düzeltmekte ısrarlı olduğu kulislerde sıkça konuşuluyordu. Ayrıca Münbiç konusunda seçimlerin beklendiği de ifade ediliyordu. Seçim öncesinde Washington’un Ankara ile masaya oturması ve “taviz” diye ifade edilecek sözlerin verilmesi Ankara için oldukça önemli bir kazanım.

Türkiye’nin Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtı Suriye’de hatta Orta Doğu’da oyunları büyük oranda bozdu. ABD’nin Münbiç’ten PYD/PKK’yı çekme kararını bu hamlelerin sonuçları olarak da görmek gerekir. Türkiye hem diplomaside hem sahada etkinliğini arttırdıkça dış politika da kısa dönemli sonuçları elde edebilir. Orta ve uzun dönem için ise mevcut hamlelerini sürdürmesi gerekiyor. Son dönemde dile getirilen Kandil Harekâtı da bu plan dâhilindedir.

Kandil’e yönelik harekât 10 Mart’ta başlamışken CHP’li Özgür Özel’in bu harekâtı seçimle ilişkilendirmesi ve bir seçim yatırımı olarak görmesi oldukça saçma bir açıklamadır. Çünkü erken seçim kararı da 18 Nisan’da alınmıştı.

Muhalefetin bu yalan ve iftira dilini sadece bir kasıt olarak da görmek mümkün değil. Muhalefette aynı zamanda bir “millilik sorunu” da var. Seçim vaatleri ve söylemler de bunu yansıtıyor. Israrla Türkiye’nin en önemli yatırımlarını durduracaklarını ve iptal edeceklerini (Muharrem İnce), Türkiye’nin en önemli kurumlarını kapatacaklarını ve satacaklarını (Meral Akşener), Kürdistan’ı tanıyacaklarını (Saadet Partisi – Altan Tan) ifade ediyorlar. Ayrıca seçim beyannamelerinde de FETÖ ve PKK ile nasıl mücadele edeceklerine kafa bile yormadıkları görülüyor. Böyle bir dertlerinin olmadığı da anlaşılıyor. Allah akıl fikir versin…

Erdem EREN

Yayın Tarihi: 08.06.2018

Kaynak: https://www.sirhaber.com/24-haziran-secimleri-tahminler-munbic-ve-kandil

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir