Çin’in Küresel Vizyonu: “Chinese Dream”

Dünya’nın en kalabalık partisi olan 96 yaşındaki Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) başkent Pekin’deki 19. Ulusal Kongresi sona erdi. Kongreye aynı zamanda Çin Devlet Başkanı olan ÇPK Merkez Komitesi Genel Sekreteri Xi Jinping başkanlık etti.

Çin ile ilgili günümüz dünyasında en çok merak edilen soru şüphesiz ki gelecekte Çin’in dünyayı nasıl etkileyeceğine yönelik. Aslında dünya da olduğu gibi Çin de bu sorunun cevabını yıllardır arıyor. Komünist Parti kongresinin en önemli gündem maddesi de buydu. Başkan Xi’ye göre Çin’e özgü sosyalizmde yeni bir döneme girilirken, Çin’in geleceğe dönük gelişmesinde de yeni bir konum yani modern bir sosyalist ülke inşa etmek hedefleniyor. Partinin halkın mutluluğu ve insanlığın ilerleme davası için mücadele ettiği vurgulanıyor. Raporun özünde barışçı ve bağımsız bir dış politikanın savunduğu da belirtiliyor.

Kongre de sunulan raporlarda Çin’in küresel vizyonuna yönelik de önemli mesajlar var. Öyle ki ÇKP, ticaret korumacılığı ve ekonomik globalleşmeye karşı çıkma gibi meydan okumalardan ziyade “müzakere, ortak inşa ve paylaşıma” dayalı küresel yönetim düşüncesini taşıdığını vurguladı. Dışa açık yapılanmanın, global ortaklık ilişkilerinin geliştirilmesinin dış politika anlayışı olduğu ifade edildi.

Peki, Çin’in hem siyasette hem de ekonomide geleceğe yönelik küresel vizyonunu oluşturan temel yol haritası ve somut stratejileri neler onu da inceleyelim. Günümüzde her ülkenin kendine has bir gelecek ve gelişim vizyonu ortaya koyduğunu biliyoruz. Nasıl ki Türkiye’nin “2023, 2053 ve 2071 Vizyonları” olduğu gibi, Rusya’nın “Sıcak Denizlere İnme”, ABD’nin “Enerji Kaynaklarını Elde Etme ve Yönetme” gibi politika ve vizyonları vardır. Çin de özellikle “İpek Yolu” vizyonu ile önemli bir gelecek ve gelişim vizyonu ortaya koysa da en somut vizyonlarından birini Çin Komünist Partisi Kongresinde koydu, bunu özellikle “2050 Planları” olarak nitelemek de mümkündür.

Çin devlet başkanı Xi Jinping başkent Pekin’de ki kongrede 14 maddeden oluşan doktrini kamuoyuyla paylaştı. Xi’ye göre bu maddeler;

  • Parti liderliğinin ülkedeki tüm işleyişte söz sahibi olması,
  • İnsan odaklı bir yaklaşıma odaklanma,
  • Kapsamlı reformlara devam edilmesi,
  • Kendi yapısına uygun sosyalizmle yeni bir döneme giren Çin’in siyasal felsefesine yeni bir isim verilmesi,
  • Halkın yönetime katıldığına emin olunması,
  • Temel sosyalist değerlerin korunması,
  • Doğa ve insan arasındaki uyumun sağlama alınması,
  • 2050 yılında küresel etkiye sahip olan lider bir ülke olmak; bu plan dâhilinde özellikle 2020 ve 2035 yılları arasında gerekli alt yapı çalışmalarının yapılması, 2035 yılı itibariyle ise geniş bir tabana yayılmış orta düzey gelir sahipliğine erişilmesi ve üst düzeyde yenilikçi millet olunması, ayrıca Çin’in yumuşak gücünün daha fazla ön plana çıkarılması, insanoğlu için ortak bir gelecek fikrinin hâkim olduğu bir toplum inşa edilmesi,
  • Hukuka bağlılığın ve yolsuzlukla mücadelede devamlılığın sağlanması, partinin ve hükümetin kanunlar ve kamu yararını gözeterek devleti idare etmesi, Batı tarzı demokrasinin ülkeye kopyalanmasında dikkatli davranılması,
  • Ulusal egemenliğin korunması, ulusal güvenlikle başa çıkma kabiliyetinin arttırılması, ulusal savunma, askeri reform, donanma ve ordu silahlarının kapasitesinin yükseltilmesi faaliyetlerinin devam ettirilmesi, sivil ve askeri sektör arasındaki entegrasyonun devam ettirilmesi, din veya aşırılık düşüncesinin kisvesi altındaki ayrılıkçılığa karşı çıkılması kısacası ulusal güvenlik için bütünsel bir yaklaşıma geçilmesi ve silahlı kuvvetlerde parti liderliğinin mutlak yönetiminin korunması,
  • “Bir ülke, iki sistem” ilkesinin Hong Kong’da değiştirilmeyeceği ve bozulmayacağı, Makao’yu içeren iki Özel İdari Bölgedeki merkezi hükümetin yetkisinin tartışılmasının uygun olmadığı ve Tayvan’ın bağımsızlığına karşı duruş politikalarının devam ettirilmesi,
  • Yabancı ülke diplomatları ve iş çevreleri için uygun çalışma alanı oluşturulması, dünyaya açılan Çin’in kapanmaması ve daha da fazla genişlemesi, 5 yılda 54 trilyon Yuan’dan 80 trilyon Yuan’a (8,2 trilyon ABD dolarından 12,1 trilyon ABD doları) çıkan GSYİH ile birlikte sürdürülebilir bir büyümenin hedeflenmesi,
  • Kamunun çıkarlarının korunması; yoksullukla mücadelenin sürdürülmesi, yoksulluk sınırı altındaki tüm eyaletlerin 2020 yılına kadar bu eşiğin üstüne tırmanması, üniversite mezunları ve göçmen işçiler için daha fazla iş yaratılması, artan emlak fiyatlarına dikkat edilmesi,
  • Parti ekseninde titiz ve tam bir iktidar faaliyeti yürütülmesidir.

Xi Jinping’in ortaya koyduğu bu 14 maddeyi ve ÇKP’nin kongredeki genel mesajlarını incelediğimizde kalıcı barışın, genel güvenlik ve ortak refaha dayalı dışa açık, kapsayıcı, temiz ve güzel bir dünya kurulmasının amaçlandığı sıkça dile getirilmiştir. Ayrıca Xi, ülkenin kurucusu Mao’nun ardından yaşarken adı ve ideolojisi anayasaya giren ilk Çinli lider olarak liderliğini 2013 Mart’ında devlet başkanlığına seçildiğinden beri daha da pekiştirmiştir.

Çin ile ilgili uluslararası ilişkiler okumalarının neredeyse tümünün ortak paydası Çin’in yumuşak karnının fazla ve yoksul nüfusu olduğudur. Çin Komünist Partisi’nin 19. Ulusal Kongresi’nde ortaya konan raporda Çin’in bu yumuşak karnının farkında olduğu hedeflerle de kanıtlanmıştır. Öyle ki raporda; halkın yaşam koşullarının iyileştirileceği, toplum yönetiminin güçlendirileceği ve halkın çıkarlarının her şeyin üstünde tutulacağı bildirilmiştir.

Çin’in bu yumuşak karnıyla mücadele ettikten sonra küresel üstünlüğü sağlamak için bazı aşamaları geçmesi gerektiği de formüle edilmektedir. Bu formüle göre; Çin ekonomik büyümesini sürdürmeli, Batı’nın kurduğu küresel ekonomik-finansal düzeni ve kurumları kendi çıkarlarına göre yeniden yapılandırmalı, açık denizlere ulaşabilmeli, enerji güvenliğini garanti edebilmeli, pazarlara ve kaynaklara kısıntısız erişebilmeli, uzayda ve siber ortamda liderliği yakalayabilmelidir.

2013’den beri görevde bulunan Xi Jinping, dış politika ve ekonomide ABD ile mümkün olduğunca çatışma yaşamamaya çalışmış ancak Asya’nın güvenliğinin ABD’nin değil, Asyalıların meselesi olduğunu da belirtmiştir. Çin, mevcut uluslararası örgütleri eleştirmektense Şanghay İşbirliği Örgütü gibi yeni platformlar oluşturmayı hedeflemiş ve başarmıştır. Çok kutuplu bir dünya inşasını kendine hedef seçen Çin, böylelikle küresel sistemi yeniden düzenlemeyi amaçlamıştır. “Bir Kuşak Bir Yol” projesini de yine bu kapsamda değerlendirmek gerekiyor. Pekin, Çin merkezli jeostratejik projelerle hem Avrasya’daki liderliğini pekiştirip küresel liderliğe yükselmek istiyor, hem de serbest ticaretin önündeki engelleri kaldırmaya çalışıyor.

Xi Jinping tarafından “Çin Hayali (Chinese Dream)” olarak adlandırılan Çin’in küresel vizyonunda küresel liderliğe erişmek için iki önemli sıçrama noktası ön plana çıkıyor. “Çifte Yüzyıl Hedefleri” de denen bu süreçte; ilk etapta Çin “orta halli refah toplumu inşası hedefine ÇKP’nin kuruluşunun 100. Yılı olan 2021 yılında, ikinci etapta ise “müreffeh, güçlü, demokratik, medeni ve uyumlu sosyalist çağdaş bir ülke inşası” hedefine ise Yeni Çin’in kuruluşunun 100. Yılı olan 2049 yılında ulaşmayı hedefliyor.

Yayın Tarihi: 25.10.2017

Kaynak: https://www.sirhaber.com/cin-in-kuresel-vizyonu-chinese-dream

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir