Çok Boyutlu Bakabilmek: Kamuoyu ve Dış Politika

Ajan Brunson, dövizde dalgalanma ve enflasyon ile Cemal Kaşıkçı… Haftalardır ülke kamuoyumuz ile dış politikamızı şekillendiren, vatandaşlarımızın da ana gündem maddeleri olan meseleler. Peki, ülke kamuoyunu sürekli olarak güncel meseleler ile meşgul etmek ne kadar doğru?

Brunson ekonomik değil; siyasi, hukuki ve diplomatik bir meseledir…

Üç konu da elbet önemliydi. İlk olarak Brunson’ın tutukluluk süreci bir anda milli bir dava haline getirilerek, olumlu ve olumsuz yanlarıyla herkesçe tartışılır bir konu oldu. Hukuki mecrada siyasetle ve diplomatik pazarlıklarla çözülebilecek konu, ekonomik bir savaşa dönüşerek kucağımıza önce dövizde yanan ateşe sonra evlerimize düşen enflasyon ateşine dönüştü. Tabii ki ekonomi yönetimimizde eğrilerde doğrularda var, tek olumsuz etkenin Brunson meselesi olduğunu söyleyemeyiz. Ama asıl sorun kamuoyunun bunun ekonomik olumsuzluklarına odaklanması, hukuki süreci, siyasi ve diplomatik pazarlığı arka plana itmesiydi.

Cemal Kaşıkçı ve polisiye sevdamız…

Cemal Kaşıkçı cinayetinde de benzer şekilde kamuoyu olayın cinayet şekliyle ve Türkiye’de işlenmesine odaklandı. Hatta cesedin nasıl yok edildiği ve cinayetin nasıl işlendiği detayları evlerimize, işyerlerimize kadar giren bir bilgi oldu. Evet, teknoloji bu dememek gerek. Aslında Kaşıkçı konusunda bizleri ilgilendiren Türkiye’nin diplomaside bunu ABD ve Suudi Arabistan’a karşı koz olarak kullanması, demokrasi ve basın özgürlüğü çerçevesinde ABD ve Suudi Arabistan’a gerekli dersleri vermesiydi. Ancak biz yine olayın polisiye kısmıyla ilgilendik, ilgilendirildik.

İç ve dış politikada gündem yoğunluğunu iyi yönetebilmek…

Ülke kamuoyumuzda hem iç hem de dış kaynaklı konulardan ötürü gündem hak verelim ki sürekli olarak değişmekte. Ancak asıl önemli olan bu gündemi iyi yönetebilmekten geçiyor. Devletler, daha büyük oranda da özellikle hükümetler kamuoylarına yön verirler evet ama bunu da her zaman beklememek gerek. Kamuoyundaki önemli aktörlerin de rol çalıp, güncel olaylara genel geçer görüşlerle değil, devlete ve topluma katkı sağlayacak hukuki, uluslararası ilişkiler ve ekonomi gibi görüşlerle yaklaşmaları gerekir.

Saydığımız üç mesele, Ajan Brunson, dövizde dalgalanma ve enflasyon ile Cemal Kaşıkçı örneklerinde mesela. Kaşıkçı’nın nasıl öldürüldüğü emniyet güçlerinin meselesi değil midir? Önemli olan; Türkiye’nin bu olay üzerinden ABD ve Suudi Arabistan’a karşı hukuki, ekonomik ve siyasi pozisyon alabilmesidir. Dövizdeki dalgalanma ile enflasyonu sokak kavgasına çevirmek değil, sistemsel reformları ve çözüm hamlelerini yapmaktır. Brunson üzerinden ülkenin imaj tartışmalarını yapmak değil, Brunson gibi ajanların ülkemizde faaliyetlerinin nasıl engellenebileceğini tartışmak ve öyle bir düzen inşa etmektir. Yani mesele kamuoyu ile dış politikamıza çok boyutlu bakabilmek ve yönetebilmektir.

Çok boyutlu bakabilmek ve geleceğe odaklanabilmek gerek…

Yanı başımızda Batı Trakya’da ABD ve Yunanistan Lozan Barış Antlaşmasını da delerek askeri üs inşa etmeye çalışıyor. Yine ABD, İsrail, Yunanistan, Güney Kıbrıs ve Mısır Akdeniz’de enerji kaynaklarının paylaşımı için zemin kuruyor. Suriye’de Münbiç ve Fırat’ın Doğusundaki terör varlığı hala ortadan kaldırılmış değil. Brunson’ın serbest bırakılması dövizde bir düşüş eğilimi sağlasa da, hem işverenler hem de vatandaşlar dövizdeki dalgalanma ve enflasyon nedeniyle ciddi bir ekonomik bunalım yaşıyor. Ülkemiz ekonomik, toplumsal, kültürel, siyasi ve hukuki olarak çok sayıda reforma da ihtiyaç duyuyor.

Hal böyleyken kamuoyunun tekil gündemlere hapsedilmemesi, çok boyutlu bakarak hem devletimizin olası ve kronik sorunlarına çözüm araması, hem de sadece bugüne değil geleceğe odaklanabilmesi gerek. Geleceğe odaklanmazsak, kısa vadede uzun vadeli sorunlara çözüm aramak zorunda kalırız…

Erdem EREN

Yayın Tarihi: 19.10.2018

Kaynak: https://www.sirhaber.com/cok-boyutlu-bakabilmek-kamuoyu-ve-dis-politika

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir