İİT’den Olağanüstü Toplantı Olağanüstü Kararlar

ABD’nin Kudüs’te büyükelçilik açılışını yapmasına istinaden Gazze şeridinde başlayan protestolar hızla İsrail’in katliamlarına dönüşmüştü. Nitekim en az 60 Filistinli şehit olurken 3000’e yakını da yaralandı. İslam İşbirliği Teşkilatı da İsrail’in bu katliamları üzerine dönem başkanı Türkiye’nin çağrısıyla olağanüstü olarak 18 Mayıs’ta İstanbul’da toplandı.

İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü İslam Zirvesi Toplantısından olağanüstü de kararlar çıktı. Toplantıya 49 ülke üst düzey temsilcilerle katılım sağlarken, aralarında Benin, Gyuna, Kamerun, Türkmenistan, Surinam, Gine Bissau, Mozambik ve Suriye’nin bulunduğu 8 ülke ise hiçbir katılımcı göndermedi. Ayrıca toplantıya Venezuela, İtalya ve Rusya gözlemcileri de katıldı.

Zirveden çıkan en olağanüstü kararlar ise;

  • BM nezdinde İsrail’in katliamlarına yönelik bir soruşturma komitesi kurulması ve BM Güvenlik Konseyi ile ilgili mekanizmalarda İsrail’in yargılanması,
  • Filistin’in uluslararası barış gücü gönderme yolu da dâhil olmak üzere uluslararası korumaya alınması,
  • Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak kabul eden ABD de dâhil olmak üzere tüm ülkelere yönelik siyasi, ekonomik ve diğer tedbirlerin alınması,
  • İsrail ürünlerinin piyasalara girişlerinin engellenmesi yani boykot edilmesi şeklinde oldu.

Zirvenin ve hatta dünya tarihine damga vuran kararlardır; İsrail yargılanması, Filistin’e barış gücü askerlerinin gönderilmesi, ABD ve İsrail’e siyasi ve ekonomik yaptırımların uygulanması gibi talepler. Gerçeğe dönüşür mü bilinmez ama bugüne kadar sadece söz söyleyen bir Teşkilat eğer bu talepleri ve kararları uygulamaya da dökerse bu durum ABD ve İsrail’in tüm uluslararası planlarına ilk defa böyle büyük bir darbe olacaktır. Özellikle ABD’nin de uluslararası otorite ve imajını da zedeleyecektir.

Teşkilat ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyıp büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararına istinaden 13 Aralık 2017’de toplanmıştı. Karar protesto edilmiş, ABD’nin karardan vazgeçmesi talep edilmiş, tüm ülkelere Kudüs’ün Filistin’in başkenti olarak tanınması çağrısında bulunulmuştu. Ancak o toplantıda böyle ağır kararlara imza atılmamıştı.

ABD’nin bu kararlarına istinaden Teşkilatın zirvesi öncesi yazdığım 8 Aralık 2017 tarihli “Dinmeyen Yara: Kudüs ve Batı Trakya”* adlı yazımda “Kudüs’te Uluslararası Barış Gücünün” tesis edilip konumlandırılmasını önermiştim. Hatta komutasının Türkiye’de olmasının yeni Bosna ve Suriye’leri önleyeceğini de söylemiştim. İmanın, vicdanın ve aklın yolu bir. 5 ay sonra İslam İşbirliği Teşkilatının böyle bir karar alması beni de oldukça mutlu etti.

O günkü yazıda belirttiği üzere “Uluslararası Barış Gücünün” oluşturulması adına sadece İslam ülkelerinin değil, Katoliklerin, Ortodoksların ve hatta diğer tüm inanç gruplarının temsilcisi ülkelerden destek istenerek “uluslar üstü bir vicdan” meydana getirilmelidir. Şüphesiz Türkiye’nin bu arabuluculuğu sağlamada ki rolü oldukça yüksektir.

ABD ve İsrail’e yönelik siyasi ve ekonomik yaptırımları kolektif bir şekilde sağlamak ve uygulamak çok da mümkün değildir. Bunun dile getirilmesi önemli olsa da, hayata geçirilmesi çok olası da değildir. Ancak bunu da bir başlangıç olarak görmek gerekiyor.

ABD ve İsrail’in Filistin’e yönelik 70 yılı aşan planları ve icraatları ortadayken, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın da vakit kaybetmeden artık söylemden uygulamaya yani icraata geçmesi oldukça elzem. Bunun en uygulanabilir ve olmazsa olmaz yolu belli; Filistin’in İsrail’e karşı “uluslar üstü bir barış gücüyle” korunması…

Erdem EREN

*8 Aralık 2017 Tarihli: “Dinmeyen Yara: Kudüs ve Batı Trakya” yazısını okumak için; https://www.sirhaber.com/dinmeyen-yara-kudus-ve-bati-trakya

Yayın Tarihi: 21.05.2018

Kaynak: https://www.sirhaber.com/iit-den-olaganustu-toplanti-olaganustu-kararlar

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir