Terörü Bitirme Planı

PKK sempatizanları Öcalan’ın avukatlarıyla birkaç gündür görüşmediğini görüştürülmediğini iddia ederek Avrupa Konseyi ek binasını basarak oturma eylemi yaptı. Avrupa Konseyinden bu duruma ilişkin denetleme talebinde bulundular beyefendiler. Avrupalılarda sanırım demokratik hak diyerek bu eylemi alkışladılar ve kahve ikram etmişlerdir herhalde. Akıllarından da kesin geçirmişlerdir:” Türkiye bu adamlara nasıl terörist diyor ne şirin ne demokratik eylem yapıyorlar” diye. Hali hazırda onları yıllardır pohpohlayan da onlar değil midir? Türkiye’nin haklı duruşunu ve operasyonlarını da militarist ve antidemokratik devlet sıfatıyla lanse edip tükaka diye eleştiren.Hal böyle iken Arap Baharından sonra Türk Güneşinin yaşandığı bu sıralarda denk gelmesi bu eylemin ne derece manidardır güç koltukları el değiştirirken..

Yaklaşık 30 yıldır süregelen terör sadece Türkiye’nin iç sebebi olmayıp içsel kaynak ve sorunlardan da beslenmemektedir. İçsel sorunlar olduğu tabiidir ancak sadece bunu göz önünde tutmak doğru bir çözüm planı hazırlarken yeterli de değildir. Terörü besleyen dışsal aktörler ve kaynaklar da vardır. Yıllardır Pkk yandaşı yayın yapan Roj tv ye maddi manevi destek veren Danimarka ne çabuk unutulmuştur. Aynı şekilde Almanya yıllardır terör örgütü sempatizanı dernek ve vakıflara izin vermiştir. Aynı Almanya gizli servisleri Türkiye’de birçok mezhepsel ayrılıkçı çalışmalara, Pkk’nın uyuşturucu kaçakçılığına ve Türkiye aleyhine düzenlenen sivil toplum çalışmalarına destek olmuştur. Suriye ve İran yıllardır teröristleri yetiştirmiş, onlara coğrafi ve lojistik destek vermiştir. İsrail’in ise Pkk’ya yaptığı silah ve para yardımı ayrıca Mossad’ın etkinliği ise bilinen bir realitedir. Ermenistan’ın bile 2007 yılında düzenlenen Güneş Operasyonu sırasında teröristlere sınırlarını açarak ev sahipliği yaptığı tespit edilmiştir. ABD’nin yıllardır süre gelen ikiyüzlülüğü ise devam etmektedir. Sonuç olarak Türkiye kapsamlı bir çözüm planı hazırlarken tüm bunları da göz önünde tutması gayet aşikârdır. Terör sadece Türkiye Cumhuriyeti devleti ve hükümetine kızan Kürt vatandaşlarımızın ve ayrılıkçı grupların eline silahı alıp Kuzey Irak’a geçip askerimize kurşun sıkmasından ibaret değildir. Pkk’nın dış destekli güçlü bir finansal kaynağı vardır. Durum buyken terör kavramını sadece içsel sorunlardan ibaret görmek dar düşüncecilik ve geri kafalılıktır. Türkiye’nin çözüm planında neler olmalıdır? ;

1.Ordu’nun modernleşmesi ve teknolojikleşmesi önemli bir ilk adım olmalıdır. Özellikle insansız taşıtlar bölge de önemli bir avantaj taşıyacaktır. İnsansız hava araçlarının çektiği görüntüler gayet işlevseldir. Ayrıca ordu da ki teknolojileşme ordumuzun çağ atlaması adına da önemli bir adım olur. Yerli araçlar ve kullanım kodları geleceğimiz için çok önemlidir.

2.Bölge de görev alan askerlerimiz tamamen profesyonel olmalı komando ve özel eğitimli birimlerden oluşmalı erler operasyonda kullanılmamalıdır.

3.Ordu hantal yapıdan kurtarılarak nokta birimler haline dönüştürülmeli ve nokta operasyonları hızlı ve seri şekilde yapabilecek kapasiteye eriştirilmelidir.

4.Seçim barajı düşürülerek ülkede ki farklı grupların seslerini duyurabileceği çoğulcu ve daha demokratik bir meclis oluşturulmalıdır.

5.Terör örgütü yandaşı eylemlere karışmış ve söylemlerde bulunmuş vekillerin dokunulmazlığının anayasa mahkemesi kararıyla kaldırılacağına dair yasa çıkartılmalıdır.

6. Doğu ve Güney Doğu Anadolu’da yaşayan vatandaşlarımızın sosyo-ekonomik durumlarını iyileştirmek adına yatırım programları oluşturulmalıdır. İşadamları bölgeye teşvik edilmeli, TOKİ binalaşmaları sağlamalı, Kürt ve Arap kökenli işadamlarının ise ayrı bir program dâhilinde bölgeye köklü yatırımlar yapmaları sağlanmalıdır.

7. Sivil toplum örgütleri ile üniversite temsilcilerinden oluşan sivil gruplardan kapsamlı raporlar alınmalıdır. Bu bağlamda heyetler oluşturularak çözüm sürecinde akıl danışılmalıdır.

8. Terör örgütünün finansal desteğini kesmek adına örgütün finansal kaynakları çökertilmelidir. Bu bağlamda kaçakçılıkla mücadele birimleri kurulmalı, bu birimler başta sınır bölgeleri olmak üzere ülkenin tamamında etkin rol alıp istihbarat teşkilatımızla ortak çalışmalar yürütmelidir.

9. Terör örgütünün dış desteğini bitirmek adına; Örgüte maddi ve manevi destek veren ülkeler tek tek tespit edilmeli ve yaptırımı dahi göze alan çözümler uygulanmalıdır. Bu bağlamda uluslar arası kuruluşlarda ‘’Acil Kod’lu’’ toplantılar düzenlenmeli; NATO, BM, Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi, İslam İşbirliği Teşkilatı ayağa kaldırılmalıdır.

10. Son olarak milletimizin psikolojik savaşı kazanması adına birleştirici programlar düzenlenmeli; Terör örgütünün eylemlerini anlatan yayınlara kapsamlı yasaklar getirilmeli, milli birik ve beraberliği sağlayan yayınların sağlanması adına bu kapsamda dizi  ve  filmlere teşvik verilmeli, tarih kitaplarımızın daha bütüncül olması sağlanmalı ve en nihayetinde bile Kurtuluş Savaşımızın kazanılmasında Kürt kökenli vatandaşlarımızın katkısına vurgu yapılmalıdır.

Yukarıda ki 10 maddenin devletimizin tertemiz yarınlara ulaşmasında ve terörün artık son bulmasında kalıcı çözümler getireceği açıklanacaktır. Sonuç olarak terörün menşei sadece iç sorunlar ve Kürt kökenli vatandaşlarımız değildir. Sorunun adı Kürt sorunu da değildir. Terör sorunudur. Bu soruna en büyük katkıyı sağlayan dış aktörlerdir. Bu unutulmamalıdır. Ayrı bir devlet kurmak kardeşi kardeşe vurdurmak ve daha büyük sorunlara yol açmaktır. Özerklikte bu kapsamdadır. Ayrı bir oluşum sürekli olarak Türkiye Cumhuriyeti Devletini karşısında düşman olarak bulacaktır ve savaş halinde olacaktır. Hal böyle iken bu oluşum Türkiye’yle hiçbir ekonomik ilişkisi de kuramayacaktır. Orada yaşayan insanların refahı ve huzuru da olmayacaktır. Diğer türlü komşu ülkeler Suriye, Azerbaycan, İran’da Türkiye’nin çekincesiyle ilişki kurmayacaklardır. Geriye bir tek Irak kalacaktır. Irak’ın ekonomisi ve siyasi yapısı ne kadar güçlüdür ki Kürt oluşumuna destek olabilsin. Sonuç olarak ayrı bir Kürt oluşumunun geleceği bulunmamaktadır. Bu bağlamda Kürt kökenli vatandaşlarımızın yukarıda ki 10 maddeye destek olmaları tek açık, mantıklı ve insani yoldur.

Öcalan’ın yaşanan süreçte nasıl düşünüleceği adımlara göre belirlenmelidir. Ancak açık olan şudur ki Öcalan’ın örgütle bağının kesilmesi ilk adım olmalıdır. Öcalan çözüm sürecinde soyutlanmalıdır. Eğer olumlu katkısı olursa Kürt kökenli vatandaşlarımıza duyurulmalı ve sürece katkı istenmelidir.

Son olarak Terör, bitmeyecek bir sorun değildir. Realist olmak gerekirse terörü bitirmek bizden neleri götürecektir onlara bakılmalı ve çok dikkat edilmelidir. Ancak her ne olursa olsun toprağa verdiğimiz binlerce şehidimiz ve harcadığımız milyar dolar uğruna her şey göze alınmaya değerdir.

Tarih: 2011

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir