Yeni Dünya Düzeni: Erdoğan ve Trump

MTTB yıllarından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na, oradan da Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığına uzanan siyasi bir ömür: Recep Tayyip Erdoğan. 2002 yılından günümüze kadar gelen AK Parti iktidarıyla da soluksuz liderliği de halen devam ediyor. Bir yandan da Türkiye’nin 2002’den beri süregelen değişimine öncülük ediyor. Türkiye’nin geride kalan 16 yılda siyasetten ekonomiye, toplumsal ve sosyal yapıdan, hukuki ve kalkınma reformlarına değin bir çok alanda önemli mesafeler kat ettiği şüphesiz. Ama bunlardan belki de en önemlisi Türkiye’nin uluslararası platformlarda proaktif bir şekilde ön plana çıkışıdır.

 

Türkiye bugün uluslar üstü siyasette insani diplomasisi, insan haklarını, adalet ve barışı savunuşuyla ne yazık ki yalnız başına bir koltukta da oturuyor. “New World Order” yani “Yeni Dünya Düzeni” küresel siyasette sıkça kullanılan bir kavram oldu hep. Başını ABD’nin çektiği küreselci blok insan haklarını, barış ve adaleti sömürerek Afganistan’da, Bosna’da, Irak’ta o yeni düzeni kurmaya çalışmadı mı? Yeni olan ne tartışılır ama eski ve daima olan dünya düzenini hep gördük, bir örneğine de 73. BM Genel Kurulu’nda şahit olduk.

 

Genel kurul toplantısı iki şaşırtıcı konuşmacı ve konuşmaya sahne oldu. Bunlardan biri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan iken, diğeri ise ABD Başkanı Donald Trump ve konuşmalarıydı. “Yeni Dünya Düzeni”nin ne olduğunu BM’de reform diyerek, adalet, eşitlik, barış diyerek dillendiren Erdoğan’dı. Trump ise sadece ABD dedi. Erdoğan “Dünya Beşten Büyüktür” derken Trump yalnızca ABD herkesten büyüktür dedi.

 

Erdoğan ekonomik savaşlara son derken, Trump ekonomik yaptırımlarla dünyayı tehdit etti. Trump insan haklarına ve küreselleşmeye sırt dönerken, Erdoğan ise düzeni, küreselleşmeyi ve insan haklarını savundu. Nitekim dünya Türkiye’nin ve Erdoğan’ın dünya insanlığının ve vicdanının sesi olduğunu bir kez daha gördü. Gerçek şu ki; eğer barış ve adalet temelli bir küresel yönetim sistemi kurulacaksa yıllardır bunun mücadelesini veren Erdoğan ile Türkiye işte bu yönetim sistemini öncüsü olacaktır.

 

İskender Güneş: Trump’la Yeni Dünya Düzeni

 

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da iştirak ettiği 73. BM Genel Kurulunda yaptığı konuşmayla küresel sistemin ve düzenin yeni bir çağa girdiğinin vurgusunu yapan ABD Başkanı Donald Trump 21 trilyon dolar toplam borcu ve 915 milyar dolar bütçe açığı olan ülkesinin daha fazla içine kapanacağının sinyallerini verdi.

Beyaz Saray Kıdemli Danışmanı Stephen Miller tarafından hazırlanan konuşma metninde ABD’nin aşırı sağ kesimi olarak nitelendirilen Evanjeliklerin dünya görüşünün yansıtıldığı görülmektedir. Konuşmanın içeriğinde anlaşıldığı üzere küresel sistemin artık daha fazla dışlayıcı ve kendi ekseni etrafında dönen bir ABD göreceği anlaşılmaktadır. Günümüzde kendi ülkesini koruma maksadıyla refleks gösteren Pentagon, CIA ve diğer kurumların da buna göre kendilerin şekillendirdikleri anlaşılmaktadır. Dünya üzerinde barışın tesis edilmesi iddiası ile kurulmuş olan BM çatısı altında ABD’nin artık daha fazla kendisi için hareket edeceğinin ifade edildiği konuşmada, küresel barışın ise artık daha fazla üzerinde durulmayacak bir mesele halini aldığı görülmektedir.


Kendisinin yönetimde olduğu iki yıllık başkanlık dönemini dikkate alarak kendisine kadar tüm başkanların yaptıklarını dikkate almayan bir tavırla yaptığı konuşmanın salondan aldığı ironik tepkinin de pek önemsenmediği konuşmasında “Önce Amerika” sloganını kullanan Trump yönetimi, yalnız kalmaya doğru hızla yol alan bir Amerika olgusunun gittikçe güçleneceği bir sürece girdiğinin de işaretini vermiş oldu.

 

İsrail’in kuruluşunun 70. yılını kutlayan ve gelişen bir demokrasi olarak niteleyen ifadeleriyle ve Kudüsü İsrail’in başkenti olarak tanımasıyla da Evanjelik seçmen kitlesine göz kırpmaktadır.  Bölgeyi kendi kutsal toprakları olarak gören kitlenin gittikçe yalnızlaştığı bir sürece istekli bir biçimde sürüklenirken, bir yandan da bölgede kendisine yeni müttefik arayışı içerisinde “Arap NATO” kurmak için yeni adımlar attığını da kaydetmek gerekir.

Yaptığı konuşmasında İran’ı doğrudan düşman olarak niteleyen Trump; Çin, AB, OPEC, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve DTÖ gibi birçok küresel devlet ve kuruma da farklı yöntem usullerle konuşmasında tehditkar bir üslupla yer verdi. ABD’nin savunma bütçesinin 716 milyar dolar seviyelerini gördüğünü belirten Trump, esasında katılımcı ülkeleri üstü örtülü bir biçimde tehdit etmekten de geri kalmadı.

 

ABD Hava Kuvvetlerine bağlı bir B-52 nükleer kapasiteli bombardıman uçağının, iki Japon savaş uçağı ile birlikte 26 Eylül 2018 tarihinde Çin’in “Hava Tanımlama Sahası” olarak bilinen bölgeyi ihlal etmesinin de bu ifadelerin basit bir tehdit olmaktan öte artık bir gövde gösterisine döndüğünü göstermektedir.

 

Erdem Eren – Beyaz Hareket Vakfı Genel Sekreteri

İskender Güneş – Beyaz Hareket Vakfı Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı

Yayın Tarihi: 28.09.2018

Kaynak: https://www.sirhaber.com/yeni-dunya-duzeni-erdogan-ve-trump

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir